Ataşehir göz kapağı estetiği; Göz etrafındaki deride, torbalanma, renk değişikliği, kırışıklık, gevşeme sorunları gidermek için yapılır. Göz insanların görünümünü etkileyen en önemli duyu organlarından birisidir. Yaşın ilerlemesi veya bazı durumlardan dolayı göz kapağı derisinde sarkmalar görülür. Alt ve üst göz kapaklarında görülen sarkmaları gidermek ve göz çevresi dokularını gerdirmek için göz kapağı estetiği yapılır.

 Göz kapağı estetiği son yıllarda en çok tercih edilen estetik ameliyatları arasında yer alır. Ataşehir göz kapağı estetiği fiyatları sanılanın aksine uygun fiyatlı olması birçok kişinin göz kapağı estetiği yapmasına olanak sunmuştur.

Ataşehir Göz Kapağı Yaşlanma Belirtileri Nelerdir?

Ataşehir göz kapağı estetiği göz kapaklarında ortaya çıkan yaşlılığa bağlı birçok sorunun iyileştirilmesinde tercih edilen oldukça etkili cerrahi işlemlerdir. İnsan cildi elastik bir yapıya sahiptir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte cilt elastik yapısını zamanla kaybederek sarkmalar meydana gelir. Yaşlanmanın belirtileri genellikle ilk olarak göz etrafında ortaya çıkar. Göz kapaklarında yaşlanma belirtileri şunlardır:

  • Göz kenarlarında kazayağı denilen çizgilerin oluşması
  • Gözaltlarında torbalanma
  • Üst göz kapağı ve alt göz kapağında kırışıklık ve sarkmalar
  • Göz kapağı kenarlarında kırışıklık
  • Yorgun ve donuk yüz ifadesi

Ataşehir Göz Kapağı Estetiği Kaç Yaşında Yapılır?

Ataşehir göz kapağı estetiği fiyatları yapılan işlemlere göre farklılık gösterebilir. Göz kapağı ameliyatları için herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Genellikle yaşın ilerlemesiyle göz kapağında meydana gelen sarkma, kırışıklık gibi sorunlar erken yaşlarda da görülebilir. Erken yaşlarda görülen göz etrafında meydana gelen deformasyonlar için erken müdahale önemlidir.

Ataşehir Ameliyat Genellikle Ne Kadar Sürüyor?

Ataşehir göz kapağı estetiği ameliyatları kısa süreli cerrahi işlemlerdir. Yapılan işlemlerin süresi üst kapak veya alt kapağa göre değişiklik gösterebilir. Üst göz kapağı işlemleri yaklaşık 30 dakika sürer. Alt göz kapaklarında gerçekleştirilen göz kapağı estetiği ameliyatları ortalama 1 saat kadar sürer. Ancak göz kapağına kaş kaldırma gibi ilave işlemler uygulanacaksa bu süre daha da uzayabilir.

Ataşehir Hasta Ne Kadar Sürede İyileşir?

Ataşehir göz kapağı estetiği ameliyatları ihtiyaca göre üst kapağı veya alt kapağı yapılabileceği gibi aynı anda her ikisine de estetik işlemler yapılabilir. Göz kapağı estetiği ameliyatları ile birlikte alın kaldırma, kaş kaldırma gibi ameliyatlarda aynı anda yapılabilir.

Günümüzde birçok kişi tarafında yapılan göz kapağı estetiği ameliyatları ortalama 1 ile 2 hafta içerisinde iyileşir. Hasta ameliyat olduktan sonra göz çevresinde ve yüzde ödemler oluşabilir. Bu ödemler yaklaşık 1 hafta içerisinde yavaş yavaş düzelmeye başlar. Göz kapağı estetiği sonrasında kişiler yaklaşık 2 hafta sonra günlük hayatlarını devam edebilir.

Ataşehir Ameliyatsız Göz Kapağı Estetiği

Ataşehir göz kapağı estetiği ameliyatsız bir şekilde de gerçekleştirilebilir. Göz dokularına zarar vermemek için tercih edilen bu yöntemde göz etrafında görülen sarkma, kırışıklıklar ve torbalanmalar giderilebilir. Bu yöntemde göz etrafında lokal anestezi uygulanır. Kesiksiz ve dikişsiz olarak yapılan bu işlemler yaklaşık bir hafta içerisinde iyileşir. Ameliyatsız göz kapağı estetiği ile göz etrafında bulunan leke, ben, yara gibi sorunlar iyileştirilebilir. Bu yöntem genellikle günlük hayatından uzaklaşmak istemeyen kişiler tarafından tercih edilir. Kronik cilt rahatsızlığı bulunan kişilerin bu işlemleri yaptırması mümkün değildir.

Ataşehir Göz Kapağı Estetiği Yaptıranlar

Ataşehir göz kapağı estetiği fiyatları ve kişilere sunduğu avantajları ile birçok kişi tarafından tercih edilen oldukça başarılı işlemlerdir. Sağlıksız beslenme, aşırı alkol sigara kullanımı, yaşın ilerlemesi, gözde kırışıklık, topaklanma ve renk değişimi gibi sorunlar ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu durum kişilerin sosyal yaşantılarında ve fiziki görünümleri açısından rahatsız edici bir durumdur. Bu nedenle göz kapağı estetiği yaptıran kişi sayısı her geçen gün artmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kullanılan yöntemler sayesinde göz estetiği ameliyatlarında başarı oranı oldukça yüksektir.

Ataşehir Üst Göz Kapağı Estetiği

Ataşehir göz kapağı estetiği yalnızca üst göz kapağına veya alt göz kapağına uygulanabilir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte alın ve kaşlardaki deri aşağıya doğru sarkmaya başlar. Bu durum üst göz derisinde sarkmalara sebep olur. Yaş ilerledikçe derideki sarkmalar ve bolluk devam eder. Ayrıca sarkma ve bolluğun yanı sıra deride de incelmeler meydana gelir.

Üst göz kapağında meydana gelen bu sorunlar kişilerin hem sağlık açısından hem de fiziksel görünüm açısından rahatsız edici olur. Göz kapağında meydana gelen sarkmalar için, üst göz kapağı estetiği yapılır. Bu estetik ile üst göz kapağındaki sarkmalar ortadan kaldırılarak kişilerin daha iyi bir görünüme kavuşması sağlanır.

Ataşehir Alt Göz Kapağı Estetiği

Ataşehir alt göz kapağı estetiği alt göz kapaklarında meydana gelen kırışıklıkları ve torbalanmaları gidermek için yapılır. Genellikle 40’lı yaşlardan sonra yerçekiminin de etkisiyle deri aşağıya doğru sarkmaya başlar. Bu sarkmaların ilk belirtileri genellikle göz kapağı çevresinde oluşur. Alt göz kapağında meydana gelen sarkma kırışıklık ve çöküntüler yanak ile ilişkilidir.

Göz kapağı çevresinde ortaya çıkan kazayağı denilen çizgiler ve torbalanmaları alt göz estetiğiyle gidermek mümkündür Alt göz kapaklarında meydana gelen topaklanmalar ve deri sarkması kişilerde sürekli donuk ve yorgun bir yüz ifadesine sebebiyet verir. Alt göz kapağı estetiği ile kişileri daha canlı ve daha güzel bir görünüme kavuşturdu sağlanır.

Ataşehir Göz Kapağı Estetiği Fiyatları

Ataşehir göz kapağı estetiği fiyatları yapılan işlemlere göre farklılık gösterir. Göz kapağı estetikleri yalnızca üst göz kapağına veya alt göz kapağına ya da her ikisini aynı anda yapılabilir. Ayrıca göz kapağı estetiği ile birlikte başka işlemlerde aynı anda yapılabilir. Göz kapağı estetiği fiyatları için işlemi gerçekleştirecek kuruma gidilerek fiyat hakkında detaylı bilgi alınması gerekir.


Ataşehir göz kapağı ameliyatı uzman kişiler tarafından gerçekleştirilen cerrahi işlemlerdir. İnsanların önemli duyu organlarından biri olan gözde meydana gelen deformasyonlar oldukça can sıkıcı durumlardır. Göz etrafında meydana gelen kırışıklık, topaklanma, renk değişikliği bollaşma gibi sorunlar genellikle yaşın ilerlemesiyle meydana gelir. Göz etrafındaki bu deformasyonlar yaşın ilerlemesi, sigara alkol tüketimi, genetik yapı gibi nedenlerden dolayı oluşabilir.

Ancak günümüzde çoğu kişi tarafından tercih edilen göz kapağı ameliyatları ile bu sorunlar giderilir. Ataşehir göz kapağı ameliyatı ile daha güzel ve daha canlı bir görünüme kavuşabilirsiniz.  Ataşehir göz kapağı fiyatları hakkında detaylı bilgi için işlemi gerçekleştirecek kurum ile bir ön görüşme yapılması daha faydalı olacaktır.

Ataşehir Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Ataşehir göz kapağı ameliyatı genellikle 35 ve 40’lı yaşlarda meydana gelen göz etrafındaki torbalanma ve kırışıklıkları gidermek için yapılan işlemlerdir. Bazen basit kırışıklıklar diğer yöntemlerle giderilmesi mümkündür. Ancak ileri derecedeki kırışıklıklar için ameliyat zorunludur. Göz kapağı ameliyatları ile göz kapaklarında meydana gelen sarkmalar ve göz kapağı düşüklüğü düzeltilerek kişilerin daha canlı ve dinamik bir görünüme kavuşması sağlanır. Göz kapağı düşüklüğü ameliyatlarında deri gerilerek göz etrafında meydana gelen kapak düşüklüğü düzeltilir.

Ataşehir Göz Kapağı Ameliyatı Olanlar

Ataşehir göz kapağı ameliyatı ile birçok kişi estetik açıdan daha dinamik ve daha güzel bir görünüme kavuşmuştur. Gözler, kadın erkek fark etmeksizin insanlar üzerinde ilk intibaa oluşturan duyu organlarıdır. Gözlerde oluşan sarkma, topaklanma, kırışıklık ve renk değişimi gibi deformasyonlar kişilerde yaşlı ve yorgun bir görünümün oluşmasına sebebiyet verir. Bu nedenle birçok kişi bu deformasyonları gidermek için göz kapağı ameliyatlarını tercih eder.

Ataşehir Göz Kapağı Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Ataşehir göz kapağı ameliyatı fiyatları ve kaliteli hizmetiyle kişilerin en iyi sonucu almasını sağlar. Çok nadiren olsa da göz kapağı ameliyatları sonrasında kanama problemi görülebilir. Ameliyat esnasında bu tür sorunlarla karşılaşmamak için daha öncesinden kan testi yaptırılmalı ve aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların kullanımına ara verilmelidir.

Göz kapağı ameliyatlarında bazen enfeksiyon durumu görülebilir. Çok nadiren görülen enfeksiyon durumları için antibiyotik tedavisi verilir. Göz kapağı ameliyatı ile yaşlanma durdurulamaz. İleriki yaşlarda tekrar ameliyata ihtiyaç duyulabilir. Sorunsuz ve %100 başarılı göz kapağı ameliyatları için işinde uzman ve deneyimli kişiler ve kurumlar tercih edilmelidir.

Ataşehir Göz Kapağı Ameliyatı Öncesi

Ataşehir göz kapağı ameliyatı öncesinde işlemi gerçekleştirecek uzman ile bir ön görüşme yapılarak yapılacak işlemler belirlenmelidir. İşleme karar verildikten sonra ameliyat öncesinde en az 1 hafta önce aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçların kullanımına ara verilmelidir. Ayrıca bitkisel çaylar, sigara, alkol kullanımının da bırakılması gerekir. Herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin önce uzman doktorun ameliyat hakkında bilgilendirilmesi ve izin alınması gerekir. Bu durum ile ilgili göz kapağı ameliyatını gerçekleştirecek doktorda bilgilendirilmelidir.

Ataşehir Göz Kapağı Ameliyatı Sonrası

Ataşehir göz kapağı ameliyatı sonrasında bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir. İşlem sonrasında göz çevresinde şişlik ve morluk oluşabilir. Bu morluklar işlemden ortalama 1 hafta sonra iyileşmeye başlar. Bu morlukların kısa süre içerisinde geçmesi için doktor tarafından tavsiye edilen kremler kullanılmalıdır.

Ayrıca soğuk uygulama ile de bu morlukları ve şişliklerin artması engellenebilir. Ameliyat sonrasında göz kapaklarını örten bantlar bulunur. Bu bantlarda hafif kanamalar oluşması görülebilir. Göz çevresinde batma yanma ve ağrı oluşabilir. Bu ağrılar için uzman doktor tarafından tavsiye edilen ağrı kesiciler kullanılabilir.

Ataşehir Göz Kapağı Ameliyatı Olanlar Kadınlar Kulübü

Ataşehir göz kapağı ameliyatı özellikle birçok kadın tarafından tercih edilen ve başarı ile sonuçlanan işlemlerdir. Özellikle kadınlar için dış görünüş ve güzellik oldukça önemlidir. Güzelliğin ve görünümün en önemli parçası olan gözlerdeki deformasyonları yok etmek için göz kapağı ameliyatları tercih edilir.  Kadınlar tarafından tercih edilen göz kapağı ameliyatları ile kişilerin sosyal yaşamlarında ve ruhsal açıdan daha mutlu oldukları kanıtlanmıştır.

Ataşehir Göz Kapağı Ameliyatı Olanların Yorumları

Ataşehir göz kapağı ameliyatı olanlar her zaman memnuniyetlerini dile getirmektedir. Günümüzde kadın erkek birçok kişi iş hayatında aktif olarak bulunur. Göz etrafında meydana gelen kırışıklık, sarkma torbalanma ve renk değişikliği gibi durumla kişilerde daima yorgun ve mutsuz bir görünümün oluşmasına sebebiyet vermektedir. Bu kişilerin görünüm açısından kendilerine rahatsız hissetmesini sebebiyet verir. Ayrıca iş hayatında daima yorgun ve uykusuz bir görünüm rahatsız edici bir durumdur.

Ataşehir Göz Kapağı Ameliyatı Fiyatları

Ataşehir göz kapağı ameliyatı fiyatları işlemi gerçekleştirecek kuruma ve yapılacak işlemlere göre farklılık gösterir. Göz kapağı ameliyatlarında birbirinden farklı teknikler kullanılır. Göz etrafında oluşan birçok deformasyonu giderilmesi için yapılan ameliyatlar esnasında aynı anda birden fazla işlem uygulanabilir. Göz kapağı ameliyatı öncesinde işlemi gerçekleştirecek uzman doktor ile bir ön görüşme yapılıp hangi işlemlerin uygulanacağı belirlenmelidir.

Kişilerin kendilerini daha iyi hissetmesi ve daha güzel bir görünüme kavuşması için tüm detaylar üstünde ben bir değerlendirme yapılır. Göz kapağı ameliyatının yapılacağı kurum ile fiyatlar hakkında detaylı bilgi alınmalıdır. Bütçe planlaması yapılması açısında fiyatların önceden öğrenilmesi daha faydalı olacaktır. Göz kapağı ameliyatlarını hastane ortamında uzman doktorlar tarafından yapılması gerekir.


Vaser liposuction geleneksel liposuction yöntemlerinden çok daha gelişmiş yeni nesil teknolojik cihazlarla yapılan ve klasik liposuctiona göre çok daha başarılı uygulamalardan biridir.  Vaser liposuction bilinen liposuction tedavisinden çok daha farklı ve çevresindeki dokulara zarar vermeden yalnızca yağ dokularına etki eden bir yöntemdir.  Dolayısıyla bu özelliği liposuction kullanım alanını daha da genişletmektedir.  liposuction ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalar bu tedavinin yalnızca bölgesel yağlanma üzerinde değil cildin aynı zamanda estetik,  canlılık parlaklık ve cildi daha da gençleştiren bir yöntem olduğunu kanıtlanmıştır.

Vaser Liposuction Nedir?

Vaser liposuction teknik olarak bölgesel yağların alınarak vücudun biçimlendirilmesi işlemidir.  Ülkemizde ve dünyada uzun yıllardır liposuction operasyonları başarılı bir biçimde yapılmaktadır.  Ancak vaser liposuction ile çok daha kısa süre sürede ve çok daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir.  Uygulama teknik olarak yağların şekillendirilerek vücuda biçim verilme tedavisidir.

Vaser Liposuction Ameliyatı      

Vaser liposuction uygulanma alanı bölgesel yağlanmanın yoğun olduğu bölgelerdir.  Bu bölgeye sıvı verilerek ardından oraya enerji gönderilir.  Bu enerji titanyum çubuklar sayesinde verilir.  Titanyum çubuklar frekanslı titreşim oluşturur.  Bölgesel yağlanmanın yoğun olduğu bölgeye ultrasonik hareketlerle ses dalgaları gönderilerek yağların parçalanması sağlanır.  Ses dalgaları bu alanda oldukça güçlüdür.  Yağların ve yağ hücrelerinin parçalanmasını ve genişlemesini sağlar.  Bütün halinde bulunan yağlar minik üzüm tanelerine dönüşür.  İşlemin sonunda ise o bölgeye şekil verilerek tedavi tamamlanır.

Vaser Liposuction Sonrası

Vaser liposuction diğer liposuction uygulamalarına göre çok daha avantajlı ve kısa sürede gerçekleştirilen tedavidir.  Hasta uygulama sırasında ağrı ve acı hissetmez.  Aynı zamanda işlem yapılan bölgede şişlik ve morluk oluşmaz.  Bunun yanı sıra işlem çok minik mikro kanül adı verilen medikal kanüller ile yapıldığı için uygulamadan sonra iz kalma ihtimali de yoktur.  Son derece kısa sürede iyileşme gösterir ve dolayısıyla liposuction operasyonu gibi olmadığı için hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilir.

Vaser Liposuction için kimler uygundur?

Liposuction öncelikle zayıflama operasyonu değildir.  Vücudun belli bölgesinde biriken yağların parçalanarak alınması işlemidir.  Bu bölgeler genellikle kalça, karın, uyluk, çene altı ve dekolte bölgesidir. Üstelik çok kısa sürede gerçekleştirilmesi hastaların tercihini arttırmaktadır.  Böylelikle diyet ve egzersizle erimeyen inatçı yağlar alınarak transfer edilir.

Vaser Lipo En Sık Nerelerde Tercih Ediliyor?            

Vaser liposuction geniş bir kullanım alanı olan tedavilerden biridir.  Az yağlı olan bölgelere uygulanarak vücudun biçime sokulması işlemidir.  Su ile yağ karıştırılarak o bölgede başarılı bir incelme ve yağ transferi gerçekleştirilir.  Bu yöntemle yalnızca kadınlar değil erkeklerde jinekomasti denilen tedavide de kullanılan yöntemlerden biridir.  Vücudun şekil verilmesi istenen bölgeleri;  ayak bileği ve baldır,  uyluk ve kol dışlarındaki bölgelerdir.  Yüz bölgesinde ise genellikle çene altında gıdı denilen bölgedeki yağların transfer edilmesidir.

Vaser Lipo Sonuçları Kalıcı Mıdır?

Vaser liposuction belli bölgelerde yığılan yağ kütlelerinin parçalanarak transfer edilmesidir.  Dolayısıyla o bölgedeki yağlar oradan alınıp transfer edilir. Dolayısıyla sonuç elbette kalıcı bir tedavidir.  Ancak bu tedaviden sonra hastaların diyet ve egzersiz yapmaları ve bunu hayata geçirmeleri durumunda uzun vadeli ömürlük bir tedavi olduğu söylenebilir.  Sonuç oldukça kalıcıdır.  Vücut biçimi kesinlikle eskisi gibi deformasyona uğramaz.  O bölgelerde yağlanma eskisi gibi kesinlikle olmaz.

Vaser Liposuction Yaptıranlar

Liposuction tedavisinde olduğu gibi zayıflama ve obezite tedavisi değildir.  Vücudun belli bölgelerinde biriken inatçı yağların ses dalgaları ile parçalanarak transfer edilmesi işlemidir.  Vücudun belli bölgesinde yağların birikmesinin en önemli sebepleri kronik diyabet hastalığı,  sigara kullanımı ve genetik yatkınlıktır.  Bu tür durumlar bölgesel yağlanmayı tetikleyen durumlardır.  Liposuction tedavisi 18 yaşını doldurmuş fiziksel gelişimini tamamlamış kadın veya erkek herkese yapılabilen tedavilerden biridir.

Vaser Lipo tekniği hangi bölgelere uygulanabilir?

Liposuction tedavisi oldukça geniştir.  Hastanın durumuna ve tercihine bağlı olarak daha çok boyun,  gıdı, çene altı, üst kol, sırt bölgesi,  göğüs,  karın,  basen,  kalça,  bel,  bacak,  diz kapağı gibi birçok bölgeye uygulanan tedavilerden biridir.  Bölgesel yağlardan kurtulma konusunda günümüzde en başarılı tedavilerden biridir.  Liposuction aynı zamanda erkeklerde bişektomi tedavisinde de kullanılan ve oldukça başarılı sonuçlar veren uygulamalardan biridir.

Vaser Liposuction Ameliyatı Genel Anestezi İle Mi Yapılır?

Liposuction yöntemleri içinde  en gelişmiş ve en popüler olanı vaser liposuction denilen ultrasonik liposuction yöntemidir.  Buradaki amaç yağ dokusunun vücut içinde belirli düzeylerde eritilmesi vücuttaki dağılım farkının ortadan kaldırılması ameliyattan sonra dalgalı görüntülerin oluşmamasıdır.  Liposuction diğer yöntemlere göre daha güvenlidir.   Ameliyat sonrasındaki istenmeyen komplikasyonları çok çok daha azdır.

Vaser Liposuction Fiyatları

Vaser liposuction cerrahi bir işlemdir. Dolayısıyla estetik kaygı ile yapılan tedavilerde fiyat belirlemek oldukça zordur.  Bu konuda yapılması gereken en doğru işlem ilk muayene de uygulamayı yapacak olan doktorla konuyu görüşmek ne kadar yağ alınacağını nasıl bir tedavi uygulanacağının tespit etmesi ve ona göre fiyat belirlenmesidir. Vaser Liposuction fiyatları hakkında detaylı bilgi için hemen bizimle iletişime geçin.


Gelişen tıp teknikleri gün içerisinde vakit ayıramadığımız aktivitelerden doğan eksiklikleri gidermekte oldukça başarılı oluyor. Yoğun iş hayatı ve düzensiz beslenme sonucu alınan kilolar veya oluşan bölgesel yağlar ancak spor ve sıkı diyetle giderilebiliyor.

Yoğun iş hayatı temposunda kendine vakit ayırabilen insan sayısı her geçen gün azalırken teknoloji ve tıp insanların yaşam kalitesini arttıracak çözümler ortaya çıkarıyor.

Spor ve sağlıklı beslenme için gerekli özveri ve devamlılık sağlanamayan durumlarda kişilerin dış görünüşleri ile ilgili memnuniyetsizlikler ortaya çıkıyor.

Kadınların ve erkeklerin bölgesel yağlardan kurtulması hatta spor yapılarak eritmesi zor olan bölgelerde bulunan yağlardan kurtulması vaser liposuction ile mümkün kılınıyor.

Dünya üzerinde giderek yaygın bir hale gelen vaser liposuction tekniği, klasik Liposuction uygulamalarından daha fazla tercih edilmektedir.

VASER LIPOSUCTION NEDİR?

Vaser liposuction uygulanış tekniğinden dolayı klasik liposuctiondan daha etkili olabilir. Bunun nedeni ise ultrasound tekniği ile cilt altında bulunan yağ hücrelerine ses dalgaları gönderilmesi ve yağ hücrelerinin likit hale getirilmesidir.

Likit hale gelmiş yağlar hastaların cildinden alınarak bölgesel yağlardan kurtulma sağlar. Bu operasyonun en güzel tarafı ise alınan yağların istenen bölgelere dolgu yöntemleri ile yeniden enjekte edilerek kıvrımlar elde edilmesi şeklinde karşımıza çıkmasıdır.

Bu sayede karın kası görüntüsüne sahip olmak ve istenen kıvrımları da elde etmek mümkün. Alınan yağlar yüz, bacak kıvrımları, göğüs bölgesi hatta dudak dahil olmak üzere birçok bölgede kullanılabiliyor.

AVANTAJLARI VE İYİLEŞME SÜRECİ

Vaser liposuction tekniği sayesinde tek seferde birkaç bölgede operasyon gerçekleştirilerek kombine bir planlama yapılabiliyor. İstenmeyen bölgesel yağlardan kurtulurken alınan yağlar sahip olmak istediğiniz kıvrımlar için dolgu maddesi olarak kullanılıyor.

Başka bölgelere takviye edilen yağın bir kısmı kalıcılığını ömür boyu korurken bir kısmı zaman içerisinde kayboluyor. Böylece büyük değişiklikler elde edilirken iyileşme süreci ise diğer operasyonlara kıyasla oldukça rahat geçiyor.

ÜÇ HAFTA BOYUNCA KORSE GİYİLMELİ

Yapılan operasyon, kapsamı ve uygulanacak bölgelere göre süresi anlamında değişiklik gösterirken, uygulanacak anestezi genel ya da lokal olarak farklılık elde edilebiliyor. Operasyon sonrası hastaların üç hafta boyunca korse giymesi gerekir. Böylece oluşan morluklar da kısa sürede iyileşme gösterir.

Gerçekleşen operasyona göre hastalar aynı gün taburcu edilebilir ya da bir gece hastanede kalmaları gerekebilir. Operasyonun ardından yara izlerinin güneşten korunması da iyileşme sürecini doğrudan olumlu bir şekilde etkilediğini unutmayın.

Vaser liposuction <— hakkında bilgi için hemen tıklayın.


STRES VE DERİ

Kozmetik cerrahi öncesi mevcut psikiatrik sıkıntılar hastayı cerrahiye zorlamaktadır. Bazen de cerrahi sonrası psikiatrik sıkıntılar oluşmaktadır. Bunlara rağmen elektif kozmetik cerrahi sonrası özgüven artırmakta ve psikiatrik sıkıntılar da azaltmaktadır. Ayrıca psikolojik sıkıntılar hipotalanik-pituitary-adrenal sistem üzerinden direkt cilt etkilenmektedir ve bu dermatolojik olarak bir çok hastalığın tetikleyicisi olmaktadır.

Psikolojik rahatsızlıklar, kozmetik cerrahinin işlevsel temel odağı olan yara iyileşmesini olumsuz etkilemektedir. Bu da akne skorlarına ve hipertofik skar gibi sonuçtan memnuniyetsizlik yaratan komplikasyonlara neden olmaktadır. Stres sempatik sistem ve hipotalamik-pituitary-adrenal (HPA) olak üzere 2 ana yoldan etki eder. HPA hormanal zincirler mevcuttur ve negatif feedbact ile kontrol etmektedir. HPA’nın ana maddesi kortikotropi-releasing hormon (CRP)’dir.

CRP hipotalamusdan salgılandığı gibi deridende keratonosit, melanosit ve pilosebaseöz ünitlerden de salgılanır. CRP, ACTH salgılatarak kortizol seviyesini artırır ve aynı zamanda da bu kortizol feed bac ile CRP’yi baskılar. Fakat kronik streste glilokortikoidler pozitif feedback yapmaktadır. CRP aynı zamanda sempatik sinir sistemini de aktife etmektedir. CRP’nin lokal deri etkileri ise proliferasyon, differansasyon, ve apoptozisdir.

STRES VE YARA İYİLEŞMESİ

Yara iyileşmesi 3 ‘e ayrılmıştır; akut inflamasyon, proliferasyon ve granülasyon . son zamanlarda yapılan hayvan çalışmalarda stres yara iyileşmesine negatif etki etmiştir (Padgett, 1998). Alzeheimer hastasında yara iyileşmesi takip edilmiş (Kiecolt-Glaser 1995). Sınav dönemdeki stres içinde olanlarının dental mukozasında yara iyileşmesini daha kötü olduğu gösterilmiştir (Marucha, 1998).

Bu bulgular algısal stres ile bozulmuş yara iyileşmesi arasındaki bulgular tam olmasına rağmen bazı var olan faktörler hakkında tam bir bilgi yoktur. Örneğin kötü uyku, alkol kullanımı, egzersiz yetersizliği, sigara kullanımı gibi psikolojik stres ile ilişkilendirilmiştir (Hellerstedt ve jeffery 1997, Baum ve Poslusny 1999). Özellikle glikoz, doymamış yağ asitleri, protein ve vitamin A, B, E ve zinc nütrisyon durumu yara iyileşmesinde temel rol oynar (Russel 2001), bu yüzden bu vitaminlerin alım bozukluğu sağlıksız beslenme alışkanlığı, Sigara içimi ve alkol kullanımı yara iyileşmesini bozabilir (Van de Berg, 2002).

Ek olarak stres sonucu uyku bozukluğu büyüme hormonu salınımını azaltır. Stres aynı zaman da immun sistemi baskılar. Yara iyileşmesinde glikokotikoid etkili supresyon hayvan ve insan deneylerinde gösterilmiştir. Bu down regülasyon etkiler stokinler; IL-1, IL-6, Il-8 be TNF-alfa, grafta faktör keratonit büyüme faktörü gibi, nedeniyle etkili olabilir.

Egzersiz yara iyileşmesini attırmaktadır. Bu da dolaylı stres azalması ile yara iyileşmesini artırmaktadır. Egzersiz ile azalmış stres kortizol seviyesini azalması ve periferik reseptör direnç geliştirerek yara iyileşmesini hızlandırmaktadır. Emery ve arkadaşları hastalarının 6 haftalık fiziksel egzersiz sonrası yara iyileşmesi hızlandırdığını klinik olarak göstermişlerdir.

STRES VE KELOİD

Keloid, yara iyileşme aşamalarından biri olan fibroprolatif dönem bozukluğudur. Sadece insanda gözükür. Deri ve beyin her ikisi embriyolojik olarak ektoderm tabakasından gelişir. Derideki skarlar ile periferik sinir innervasyonu arasındaki ilişki 1990 yıllarda bulunmuştur.

Denerve deride yara iyileşmesi gecikmiştir. Tersine psiriasis, atopik dermatit, kelloid, hipertrofik skarda artmış sinir innervasyon mevcuttur. Ek olarak sinir sistemine sahip olan derinin immun ve endokrin sistemi de vardır. Bu sistemlerin periferal ve santral kompentleri vardır. Bu iki yol sürekli bir ilişki vardır.

Örneğin; periferal eksojen stres (UV)’in santral cevabı ve endojen santral stressin periferal cevabı (psikolojik stres). Dermisde birçok hücreden salgılanan CRP hipotamusdan salgılan CRP ile benzerdir. CRP endokrin aracığı ile hipofizde hormon salınımı yapar. Sinerjik olarak santral salınan CRP, HPA ve sempatik sinir sistemini aktive eder. Aynı bulgu ter bezlerin de etki yaparak salı salınımını artırır ve deri kontraksiyonuna neden olur. Akaishi ve arkadaşları kelloidde nörojenik enflamasyonu tanımlamışlardır.

STRES VE DERİ TÜMÖRLER

Bulgular HPA döngüsünün karsiyogenezin gelişmesinde ve prognozunda etkili olduğunu göstermiştir. Kronik stres deride hücre-mediatör süpresyon ve HPA döngüsünde aktivasyonu azaltır. Arbiser ve arkadaş CRP, tümor hücre büyümesi ve endotelial anjiogenesi artığını göstermiştir.

Bovine endotelial hücre kemotaksi ve vasküler düz kas hücre migrasyonu CRP ile aktive olduğu gösterilmiştir. CRP taşıyıcı melanoma hücre migrasyonunu artırmaktadır. Ek olarak CRP, ACTH ve alfa-MSH’lerin sebebiyle benin ve malign deri tümorlerinin oluşmasını açılar.

STRES VE ALOPESİA AREATA

Alopesia areata saç siklusun anafaz kısmına spesifik bir bozukluğudur. Bu hastalar psikiyatrik rahatsızlıklardan daha fazla etkilenmektedir. HPA hormon döngüsünün anormal artması alopesia areata hastalarında gözlenmiştir. Bu hastaların çok çeşitli psikiyatrik ve dermatolojik olarak tedavi vardır. Kozmetik cerrahide de umut verici gelişmeler olmaktadır. Cıvas ve arkadaşları kaşında alopesia areata’sı hastasına saç ekim tekniği kullanarak tedavi etmişler ve 24 ay sonrasında hastanın memnuniyeti % 90 olması gelecek için umut verici olmuştur.

STRES VE AKNE

Pilosebase ünitenin, multifaktöriyel, inflamatuvar bir hastalığıdır. Sık rastlanması ve daha çok kozmetik şikayetlere neden olduğu düşünülmesine rağmen kişilerde psikolojik ve sosyal açıdan ciddi kısıtlamalar yaratabilmektedir. Şiddetli akne kalıcı skarlara neden olmasıyla özellikle erkeklerde intihar nedeni olarak belirlenmiştir. Ayrıca, akne hastalarının kendilerine güven duyguları daha az, sosyal ilişkileri kısıtlı, depresyon, anksiyete skorları ise daha yüksek olarak bulunmuştur. Bu nedenle tedavi edilmesi gereken önemli bir sorundur.

Akne genellikle pubertenin bir göstergesi olarak ergenlik döneminde başlar ve hastaların çoğunda 25 yaşından önce kendiliğinden sonlanır. Ancak olguların %5’inde ve özellikle kadınlarda üçüncü veya dördüncü dekada kadar uzayabilir. Kadın ve erkekte eşit sıklıkta görülmesine rağmen erkeklerde daha ağır seyreder.

Sebeseöz lipid sentezi CRP ile düzenlenmektedir. kozmetik cerrahi aknenin akut dönemi ile uğraşmasa da sonrasında gelişen akne skarlarına yağ enjeksiyonları ve peeling işlemleri ile çözüm üretmeye çalışmaktadır.

STRES VE HİPERHİDROSİZ

Terleme duygusal uyaranlar ile oluşur. Bazen iş ve sosyal hayatta yıkıcı sonuçlara yol açan sosyal fobi ve kaçınma mevcuttur. Psikiatrik olarak 2 gruba ayrılmıştır.

atopik dermatiti gibi psikosomatik bozukluğa bağlı hiperhidroz. 2. sosyal fobi, anksiyeye ve kronik deri hasalığına bağlı depresyon gibi ikincil psikiatrik bozukluğa bağlı olarak. 3.hiperhidrozun hiçbir belirtisi olmadan sanrılı hiperhidroz (en çok BDB ile beraberlik gösterir). kozmetik cerrahi ile botoks ve sempatektomi ile tedavi yapılmaktadır.
SONUÇ

Psikiatrik rahatsızlığı olan hastaların kozmetik cerrahi için kesin kontredikasyon olarak kabul edilip operasyon yapılmama eğilimi vardı. Fakat 1991 yılında Milton ve arkadaşları yaptığı klinik çalışmada sadece % 3.4’ünde psikolojik rahatsızlıkları kötüleşmiş, %13.8’inde değişiklik olmamış, % 82.8’da olumlu yönde iyileşme görülmüştür. Bu hastalarda suisid, dava çama girişimi, psikotik atak gözlemlenmemiştir.

Rahatsızlıkları olanların ise %70’inde nevroz, % 15’inde kişilik bozukluğu varmış. Nevrotikler ise histerik, anksiye, obsessif-kompulsive ve depresyondan oluşmaktaydı. Plastik cerrahi literatüründe SİMON kriterleri mevcuttur. Single, immatür, male, overexpected, narsist olarak buna dikkat etmemiz istenir.


SPOR YAPAN KADINLARIN SEKS HORMON DENGESİ

Sporcu kadınların memelerinin spor yaptıkları için mi küçük yoksa büyük memeli kadınların sportif başarıları kötü veya kendilerini geri çekmelerinden kaynaklanıyor. İşte tüm bu sorular ve daha fazlası için Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Cemal Yılmaz, konu hakkında oldukça ilgi çekici açıklamalarda bulundu.

Üçüncü görüş; spor yapan kadınların seks hormon dengesinin değişmesidir. Bu sebepler ergenlik öncesi (menarş) yoğun spor yapan kızların göğüs gelişimi ve adet görmeleri daha geç olmaktadır.

Sonuç olarak; örneğin jimnastik, futbol, basketbol, voleybol gibi fiziksel güce dayalı sporlarda, daha küçük memeli kadınlar daha avantajlı olabilirler. Büyük memelerin vücuda ek ağırlık ve hacim oluşturması; memelerin yer değiştirme miktarı (dolayısı ile ağrı), darbelere daha fazla maruz kalması ve duruş bozukluğu oluşturması sporda başarılı olmaya engel olan nedenlerdir.

Bu durum için üç görüş ileri sürülmüştür: Birincisi; meme bağ doku, lenf düğümleri, loplar, lopçuklar, süt kanalları ve yağ dokularından oluşur. Bir memenin hacminin %7-56 arası, kütlece %3.6-37.6 arası yağ dokusundan oluşur. Yani memenin önemli bir kısmını yağ dokusu meydana getirir.

YARI YARIYA KÜÇÜLME

Spor sırasında glikoz tüketildikten sonra yağ dokusu kullanılır. Bu memelerdeki yağ dokusu da kullanılır, hacimce ve ağırlıkça yağ dokusu azalır. Hacimce memenin yarısından fazlasını oluşturan yağ dokusu %6-7 indiğinde, meme de hacimce yarıdan yarıya küçülecektir. Bu durum ileri yaşlarda olduğunda memeyi saran deri yeterli kadar küçülemeyeceği için memede sarkma (pitoz) olur.

İkinci görüş; dolaylıdır. Boy ile basketbol arasındaki ilişki gibidir. Bilimsel olarak, basketbol oynama ile boy uzaması arasında doğrudan hiçbir ilişki bulunamamıştır. Ancak basketbolcuların genellikle uzun olmasının bir nedeni uzun boylu olanlar genellikle daha avantajlı görüldüğü için daha çok teşvik edilir ve dolayısıyla ile başarılı olurlar.

Bu nedenle ünlü basketbolcular, genellikle uzun kişiler arasından çıkar. Yoksa onların neredeyse hiçbiri, basketbol oynadıkları için uzamış insanlar değildir. Bu, bir nevi doğal seçilimdir. Çocuklar spor yapmaya büyüme çağlarında başlamışlar ise boy uzamasının nedeninin basketbol oynamaları olduğu düşünülebilir.

KÜÇÜK GÖĞÜSLÜ KADINLAR SPORTİF FAALİYETLERDE DAHA BAŞARILI

Bu nedenle daha küçük memelere sahip kadınlar sportif faaliyetlerde daha başarılıdır. Böylece küçük memeli kadınlar, profesyonel kurumlarca daha fazla olacaktır fazla seçilecek ve dolayısı ile göz önündeki kadın sporcuların memeleri daha küçük olacaktır.

SPOR SONRASI GÖĞÜS AĞRISI NE ORANDA OLUR?

Meme göğüs duvarına yapışmış ve kısmi hareketli bir organdır. Meme derin ve yüzeysel fasya içine yerleşmiş olup, dışta da deri ile de sarılmaktadır. Bu yapılar altında loose areolar doku doku boşluğu memenin göğüs duvarında kolaylıkla hareket etmesine olanak verir. Memenin kendi içinde cooper ligamanı olsa da bu ligaman göğüs duvarında yeteri kadar hareketi sınırlayamamaktadır.

Bazı çalışmalarda spor yapan kadınların %56’sında meme ağrısı olduğunu söylemiştir. Bu ağrı egzersiz sırasında memede oluşan dikey (vertikal) hareketten kaynaklanmaktadır. Bu hareket dikey düzlemde aşağı ve yukarı 8-18 cm aralığında olmaktadır.

Vücut yukarı zıpladığında meme arkasından yaklaşık 0,9 m/sn. hızla aynı yönde yukarı hareket eder ve vücut yukarda hareketi bitirip aşağıya aynı hızla aşağıya yönlendiğinde meme aniden durmak zorunda kalır. İşte bu durma memenin kendisinde ve göğüs duvarında ağrıya neden olmaktadır.

Meme Estetiği <— hakkında bilgi için hemen tıklayın.


Kombine Estetik Ameliyatı; Estetik operasyonlar için planlama yapılırken öncelik her zaman kişinin genel sağlık durumudur. Kombine Estetik Ameliyatı Fiyatları için tıklayın. Kişinin fiziksel yapısına, genel sağlık durumuna ve ihtiyaçlarına göre planlama yapıldığında kombine estetik operasyonlarının oldukça avantajlı olduğunu söylemek mümkün.

KOMBİNE ESTETİK İÇİN NASIL KARAR VERİLİR?

Kombine estetik operasyonlar için planlama yapılırken öncelik her zaman kişinin genel sağlık durumudur. Eğer kişi fiziksel olarak sağlıklı ise, kan değerlerinde herhangi bir sorun yoksa, kronik bir hastalığa sahip değilse, genel anestezi altında birden fazla operasyon süresince kalmasında bir sakınca yoksa kombine estetik için planlama yapılabilir.

Bu operasyonlarda işin fiziksel tarafı çok önemli olsa da psikolojik tarafını da gözden kaçırmamak gerekir. Kombine estetik operasyonlardan sonra kişilerin dış görünüşünde çok ciddi değişimler meydana gelir.

Tek bir operasyon sonrasında büyük bir değişim elde etmek bazı insanlar için psikolojik açıdan alışması ve kabullenmesi zor olabileceğinden bu tür büyük bir operasyon planlaması yapmadan önce kişinin psikolojik olarak da hazır olup olmadığına dikkat edilmeli.

KOMBİNE ESTETİK AMELİYATININ AVANTAJLARI

Kombine estetik ameliyatların sağladığı en büyük avantaj; tek sefer ameliyat masasına yatılması ve buna rağmen çok büyük değişimler elde edilmesidir. Estetik açıdan birbirini tamamlayacak operasyonların tercih edildiği kombine estetik uygulamaları sayesinde görünüş açısından etkileyici sonuçlar almak mümkün. Operasyonlar tek bir anestezi altında ve tek bir ameliyathanede gerçekleştiği için kombine estetik ameliyatları daha az maliyetlidir.

Ameliyat sonrasında iyileşme süreci tek bir ameliyat sonrasında yaşanan iyileşme süreci ile oldukça benzerdir. Bu sayede her ameliyat sonrasında belirli bir iyileşme süreci yaşamak yerine bu süreçleri bir seferde yaşamak çok daha konforlu olabilir.

Ayrıca insanın aynı anda iki farklı noktasında ciddi bir ağrı hissetmesi de pek olası değildir. Bu nedenle kombine operasyonlar sonrası iyileşme sürecinin çok daha konforlu olacağından emin olabilirsiniz.

Zamanı olmayan, radikal değişimler isteyen ve maliyetleri azaltmayı düşünenler için hoş bir alternatif sunan kombine estetik operasyonlar ayrıca kişinin kendi yağ dokusunun kullanılabileceği işlemler ile planlanabilir. Bu da operasyonun daha kolay ve faydalı olması için bir fırsat yaratır.


Günümüzde yapılan cerrahi müdahaleler sonrasında gelişen teknikler ile dikiş izi ve yara izi kalma oranı oldukça azaltılsa da hala iz sorunu yaşayan pek çok insan olduğu biliniyor. Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Cemal Yılmaz, eski yanık/yara izlerinin nasıl tedavi edilebildiğine dair oldukça faydalı açıklamalarda bulundu.

Geçmişten gelen yanık ve yara izleri üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin günümüzde bu izleri ortadan kaldırmak mümkün.

Geçmişten gelen yanık ve yara izleri kişilerin hem yaşadıkları olumsuz olayları hatırlamalarına hem de estetik açıdan rahatsız hissetmelerine neden olur. Yaranın boyutuna ve geçmişine göre farklı teknikler uygulanabilir.

YARA VE YANIK İZLERİNİN TEDAVİSİ NASIL SEÇİLİR?

Yara ve yanık izlerinin hiçbirisi birbirine benzemez. Kişilerin cilt yapısı, vücut tepkisi ve genel sağlık durumu yara ve yanık izlerinin nasıl şekilleneceğini değiştiren unsurlardır.

Yaranın oluşması kadar iyileşme sürecinde meydana gelecek izlerde belirleyicidir. Yaranın iyileşme sürecinde sigara içilmesi, vücudun dehidrasyon yaşaması, kişinin şeker hastalığının olması meydana gelecek izin derecesini ve boyutunu belirler.

Yara ve yanık izlerinin oluşmasının temel nedeni vücudun dokuda meydana gelen bozulmayı tamir etmeye çalışmasıdır. Yaralanan bölgedeki hücreler iyileşme sürecinde normalden daha çok çalışırlar. Bu bölgelerde hem hücre bölünmesi hem de kollajen üretimi artar.

Kollajen salgının artmasına bağlı olarak izler meydana gelebilir. Bu izler keloid ve hipertrofik olarak kategorilendirilmektedir. Keloid izler zamanla büyümeye devam edebilirken hipertrofik izler zamanla küçülebilir.

ESKİ YARA VE YANIK İZLERİNDE KULLANILAN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Kimyasal peeling, zımparalama ya da tıraşlama olarak bilinen teknikler yaralı dokunun soyulmasını ve vücut tarafından yeniden yapılmasını sağlayarak yara ve yanık izlerinin ortadan kalkmasını sağlar. Daha hafifi yara ve yanık izlerinde ise lazer ile cilt yenileme uygulamaları yapılabilir.

Lazer uygulamalarında yükseltisi olmayan yara dokusu varsa yaranın rengini ten rengi ile eşitlemek izin görüntüsünü hafifletmek için tercih olabilir. Lazer yöntemlerinden birisi de iz olan bölgenin yakılması ve yeniden yapılandırılmasını sağlamaktadır.

Mikrofat uygulaması da ciltteki kollajen salgının artmasını sağlar. Bu salgının artışı ile birlikte cildin esnekliği artar, renk farklılıkları düzelir ve bölgede damarlanma artışı elde edilir. Uygulamanın etkili olmasındaki en önemli nokta yağ dokusunda yer alan kök hücrelerdir.

Yara ve Yanık Tedavisi <— hakkında bilgi için hemen tıklayın.

 


Dünya savaşları sonrası maksillofasial rekonstrüksiyon operasyonları çok ilerlemiştir. Buradan çıkarılan deneyim ile kozmetik cerrahi uygulamaları düzenli olarak değişmiş-gelişmiştir.

Örneğin; 2003’den 2007 yılına kadar tam 3 kat artarak 32 bin üzerinde kozmetik cerrahi uygulamaları yapılmıştır. Fiziksel görünüşten kaynaklı cazibe günümüz sosyal toplumunda daha önemli olmuştur. Bu yüzden bu artış sürpriz olmamıştır. Güzellik, pazar ekonomisinde vazgeçilmez yerini almıştır. Kozmetik cerrahi dışında kuaför, saç bakımı ve ürünleri, makyaj-kozmetik ürünler, epilasyon, zayıflama, vücut geliştirme, spa, masaj gibi geniş bir alanda hizmet vermektedir.

Bu hizmeti alanlar artık sonuç odaklı olmaktan çıkıp süreç odaklı olmuştur. Onu mutlu eden ilgi alaka, bedenine verilen önem, hizmet aldığı yer, kişi ve beraberinde olduğu kişiler hepsi bu sürecin parçasıdır. Bu sebeple bu kişiler istismara açıktırlar.

KOZMETİK CERRAHİ VE BEDEN

Estetik cerrahi son yıllarda çok ilerleme gösterdi. Bu ilerlemeye rağmen biz kozmetik cerrahlara tanrısal güçler ithaf edilmeye başlandı. Kozmetik cerrahların bekleme salonlarındaki kataloglar, abartılı haberler ve bilim kurgu filmleri kişilerin artık sadece anatomi olmaktan çıkarmış, egonun aksesuarı yapmıştır; işlenecek, yeniden şekil verilecek, anlık design’e tabii tutulacak bir ham maddeye dönüşmüştür.

Bu kataloglarda önce modifiye edilecek beden parçası, sonra da operasyonun sonucu gösterilmiştir. Hasta kendine sunulan müdahale seçeneklerinden, kendi yüzü ya da bedeni için uygun olanı seçeceğini düşünür.

VÜCUT İLE EGO ARASINDAKİ SAPMA

Protezler ile şekillenmiş memeler, gerilmiş yüzler, dolgularla yeniden şekillendirilmiş dudaklar, yağları alınmış karın ve kalçalar, ekilmiş saçlar, deri altına yerleştirilen protezler… Bütün bunlar kişinin vücudu ile egosu arasında ki sapmayı azaltmanın bir yolu olmuştur.

Kozmetik cerrahi, çoğu zaman, toplumların belirlediği görünüm ve gençlik isteklerinin yanı sıra, bedenini değiştirerek yaşam koşulları değişmiş bireylere (boşanma, işsizlik, yaşlanma, bir yakının ölümü, aileden kopma, vs) yardımcı olur. Birey bedenin değiştiğinde hayatını değişeceğini, kimlik-imajının değiştireceğini düşünür.

BEDEN ARTIK KİŞİNİN KADERİ DEĞİLDİR

Beden artık kişinin kaderi değildir; kendi üzerinde ufak tefek tadilatlar yaparak ve bedenini tam da kendi kişiliğini ortaya koyan bireyin el altında bulundurduğu, gerektiğinde sökülebilen oyuncağı olmuştur. Bugün beden bir alter ago’dur, bir ikizdir, bir başka kendidir, ama her türlü modifikasyona açıktır; geçici ya da kalıcı olarak seçilmiş bir kimliğin teşhiridir.

VAROLUŞUN KONTROLÜ

Bedeni şekillendirme duygusu ve isteği sadece kozmetik cerrahi ile sınırlı değildir. Bunlardan biri de dövme ve piercing, vücut geliştirme ve cinsiyet değiştirmeleri de dahildir. Beden kişiliği gösteren bir vitrin olmuştur. Bazı kişilerde bir topluma ait olmayı ve bazı toplumlar da dövmeler dışlanmayı bazılar kişilerde ise de başkaldırmayı ifade eder.

Body Builder’ ben’i bedenin yüzeyinde abartılı biçimde dışa vurulur, kimlik olunabilir kişisel bir üretim olarak kaslarda şekillendirilir. Bu sayede bedeni ele alarak varoluşunun kontrolünü de ele alır.


Kulak ile kafa arasındaki açının normalden daha geniş olduğu durumlar ‘kepçe kulak’ olarak ifade edilir. Bazı durumlarda da kulağın üst kısmındaki kıvrımlar yeterince gelişmez ve kulak dümdüz bir görünüme sahip olur. Bu iki durumda görünüş açısından rahatsız edici olduğu için kepçe kulak estetiği ile düzeltilebilir.

KEPÇE KULAK ESTETİĞİ NE ZAMAN YAPILIR?

Estetik ameliyatlar eğer kişinin yaşam kalitesini etkileyen, organların işlevleri açısından önem taşıyan bir etki sunmayacaksa kişinin gelişimini tamamlanması beklendikten sonra yapılırlar.

Doğumsal anormallikler, travmaya bağlı ortaya çıkan sorunlarda yaş sınırları değişebilir. Ancak diğer estetik ameliyatlardan farklı olarak kepçe kulak estetiğinin ilkokula başlamadan önce yapılması tavsiye edilir.

Çocuğun arkadaşlarından zorbalık görmemesi, kendini farklı hissetmemesi ve sosyal açıdan gelişiminin olumsuz etkilenmemesi için gelişimini tamamlayan kulaklara erken yaşta müdahale edilebilir. Kulak gelişimi 6 yaşında tamamlandığı için bu operasyonun erken yaşta yapılmasının herhangi bir zararı bulunmaz.

KEPÇE KULAK ESTETİĞİ NASIL YAPILIR?

Kepçe kulak estetiği lokal anestezi altında yapılabilen bir operasyon olsa da küçük yaşlarda yapılacağı zaman genel anestezi tercih edilebilir. Operasyon yaklaşık olarak 2 saat sürer. Kepçe kulak estetiğinde kulak tabanı ile kafatası arasına dikiş atılır ve kulağın açısı daraltılır. Kulağın üst kısmındaki kıvrımları oluşturmak için de dikişlerden faydalanılır.

Bazı hastalarda kulak kepçesinin açısı düzelirken kulak memesinin açısı düzelmez. Bu da hoş bir görünüm oluşturmayacağı için kulak memesinin arkasından açılan bir kesi ile açı düzenlemesi yapılır. Kepçe kulak estetiğinden sonra eğer lokal anestezi ile ameliyat yapıldıysa kişi aynı gün taburcu edilir. Genel anestezi ile yapılan ameliyatlarda kişinin bir gün gözetim altında kalması tavsiye edilmektedir.

Operasyondan sonraki 3. gün duş almak mümkün. Masa başı çalışanlar operasyondan sonra bir gün dinlenip günlük işlerini yapabilirler. Daha ağır işlerde çalışanların 3 güne kadar dinlenmeleri tavsiye edilmektedir. Çocuklar için ise çocuğun kendini rahat hissettiği bir dinlenme süresi seçmek doğru olacaktır.


Open chat