Burun Estetiğinde Burun Solunumu | Burun Estetiği

Burun Estetiğinde Burun Solunumu

BURUN ESTETİĞİNDE; BURUN SOLUNUMUN ANLAŞILMASI

Burun çok karmaşık ve çok fonksiyonlu bir organdır. Burun hava yolunun anatomisini ve fizyolojisini, tıkanma nedenlerini, doğru değerlendirme ve uygun tedaviyi seçmek rinoplasiti için temel bir kuraldır. Bugünki klasik tedavi şekli çoğunlukla septumun rutin submukozal eksizyonu ve inferior konka ameliyatlarını içerir. Fakat çoğu hava yolu tıkanması sebebi yapısal değil daha çok fizyolojiktir ve bu sebeple çoğu hasta cerrahi tedavi olmadan medikal tedavi yeterli olmaktadır. En son gelişmeler hava yolundaki burun valvlerin septumdan daha önemli rol oynayabileceğini göstermiştir. İdeal rinoplasti burun hava yolunun korunmasını veya düzeltilmesini içerir.

HAVA YOLU AÇISINDAN BURUN ANATOMİSİ

Burun kasları; en önemli kas ‘levator labii superioris alaeque nasi’dir. Bu kas burun kanatlarını açarak eksternal valvın geniş olmasını sağlar. Diğer kaslar negatif basınç oluştuğunda burnun yapısal stabilitesini korur.

HAVA YOLU AÇISINDAN BURUN VALVLERİ;

Hava burun içine girdiğinde belirli dar yollardan geçerek ilerler. Burunda iki tane önemli valv vardır.

İnternal nazal valv; burun kemiğinin inferiorundaki üst lateral kıkırdaklar ile septum arasındaki ortalama 15 derece olan bir geçittir. Bu geçidin dış kısmında ise inferior konka dediğimiz burun eti bulunur. Bu geçidin küçük bir darlığı solunumda önemli problemlere yol açar.

Eksternal nazal valv; alt bölgede bulunur. İnferior lateral kıkırdağın lateral ve orta hatta membranöz septum ve burun tabanı oluşturur. Derin nefes alımında burun kanatları kapanır. Bu da solunum esnasında içeri giren hava miktarını azaltır.

HAVA YOLU AÇISINDAN BURUN FİZYOLOJİSİ;

Burnun yedi temel fonksiyonu vardır; solunum, havayı nemlendirme, havayı ısıtma, havanın partiküllerden temizleme, ses üretimi ve sekonder cinsel bir organ gibi fonksiyonları vardır. Zaman içinde koklama fonksiyonu azalmış ve burun esas bir solunum organı haline gelmiştir.

Ohm kanunu; burun hava dinamiğini açıklayan en önemli fizik kanunudur. Hava akım basınçtaki farklılık ile doğru orantılı; dirençle ters orantılı olarak değişir. Yani nazofarinks arasında basınç oluştuğunda, hava akışı burnun içinden gerçekleşir. Böylece hipertrofik konkaların neden olduğu yapısal kısıtlamalar, septal deviasyonlar, valv yetrsizlikleri hava akışında azalmaya yol açar.

Nemlendirme; havanın nemlendirmesinin % 90’ı, solunum sırasında hava akciğere gelmeden önce gerçekleşir. Yaklaşık günlük 1 lt suya ihtiyaç duyulur.

Isı düzenleme; hava gırtalağa ulaşmadan önce neredeyse vücut sıcaklığına kadar ısıtılır. 5 derece sıcaklığındaki hava bile solunum sırasında 31-37 derece arasında ısıtılır. Nemlenmeyen ve ısıtılmayan hava kronik irritasyona yol açar bu da kronik faranjit, akciğer rahatsılzıkları ve mevcut allerjinin alevlenmesine yol açabilir.

Filtrasyon; sıkılaştırma, elektrostatik değişiklik, mukosilier yastıklar sayesinde havayı temizler. Birçok akciğer hastalığında temiz hava ile karşılaşması çok önemlidir.

Koklama; tad duyumuz doğrudan koklama ile artar. Bunun tersine nahoş kokular potansiyel çevresel tehlikler için uyarı görevi görür. Kokular ile hafıza arasında da güçlü bir bağ vardır. Kokudan rahatsızlığın bozuklukları sistemik hastalıların bir parçası da olabilir.

HAVA YOLU AÇISINDAN HASTANIN ÖYKÜSÜ

Semptomların sıklığı, tek teraflı ve iki taraflı olması, dönemsel olması, travma öyküsü olması, cerrahi öyküsünün olması, allerjik bünye varlığı açısından sorgulanmalıdır.

HAVA YOLUNUN MUAYANESİ

Alt göz kapağında koyu renk değişikliği, gözlerde kızarma, bir alerjik bir durumu gösterir. Eksternal ve internal valv açıları değerlendirilmelidir. Cattle testi yapılarak internal val açısı artırılır ve burun solunumu artar ve bu test bile tek başına tanı koydurur. Ön kısım muayenesi için ışık kaynağı yeterli olabilir. Burunun daha arka kısım değerlendirilmesi için endoskopik muayene veya paranazal tomografi gereklidir.

Konkaların değerlendirilmesi için burunda kan göllenmesini azaltan % 0.25 fenilefrin uygulaması sonrası tekrar konkalar değerlendirilebilinir. Eğer konkaların boyutlarında önemli bir azalma olmaz ise iki olasıklı vardır. Birincisi hasta kontrolsuz burun spreyler veya kokain kullanıyordur. İkincil ve daha yaygın sebep ise burun konkaları içindeki kemiklerin hipertrofik (büyümüş) olmasıdır.

BURUN HAVA YOLU PROBLEMİ YARATAN BAZI RAHATSIZLIKLAR

Rinit; nezle grip gibi rahatsızlıklardır. Burun hava yolu tıkanıklığının en yaygın sebebidir. Çoğunlukla virutik bir neden bağlı olarak oluşur. Çoğu zaman kendini kısıtlar ve iyileşme olur. Tedavi semptomlara yönelik yapılır

Allerjik rinit; ABD’de yaygınlığı % 14-31 arasındadır. Gerçek allerjik rinit, havadaki polen veya fungal spordan kayanklanır ve çoğunlukla mevsimseldir. Hastaya kendi durumuna göre tedavi verilmelidir. Steroid ve antihistaminik spreyler ile tedavi edilir, fakat uzun sürelerce kullanılmamalıdır.

Vazomotor rinit; sempatik /parasempatik otonomik sistemdeki bir dengesizlik sürekli sulu bir reaksiyona yol açar. Çoğunlukla idiopatik olan bu durum hamilelikte sıklıkla yaşanır.

Atrofik rinit; konkaların operasyonda aşırı eksizyonu ilişkilendirilir ama bu konu tartışmalıdır. Bu nadir bir durumdur. Tipik olarak ergenlik sonrası kabuk tutmuş ve kötü dreanaj ile beraber burun mukozasının progresif, yavaş atrofsi ile karekterizedir.

Rinit Medikoza; sıklıkla burun tıkanlıklığana sahip hastalarda uzun süreli burun damlaların veya spreylerin kullanılması sonrası oluşur (Afrin, Dristan gibi).

Postrinoplasti rinit; burun estetiği sonrası oluşur. Operasyon sonrası geçici mukozal ödem ve kabuklanmadan kaynaklanan durumlar yaygındır. Hastaya önerilerden başka tedavi gerekmemektedir. Eğer gerekli ise, medikal tedavi verilebilir.

SONUÇ

Burun hava yolu tedavisi problemin etyolojik ve patolojik özelliklerine bağlı olarak değişmektedir. Burun hava yolu tedavileri çoğunlukla cerrahi olmayan tedaviler kullanılarak gerçekleştirilebilir. Cerrahi müdahaleyi gerektiren problemler için hava yolları burun valvleri daha önemli bir role sahip olduğunu göstermiştir. Burun hava yolunun tam anlaşılması burun hava yolu probleminin daha uygun değerlendirilmesi teşhisi ve tedavisine izin verecektir.